İçeriğe geç
  • Dolar 49,4463
  • Euro 55,6180
  • Sterlin 66,0056
  • Bitcoin 4.070.917 ▲ %0,13

Yozgat Rehber

Yozgat Ayaklanması ve Çapanoğlu Ailesi: Tarihsel Bir Bakış

Yozgat Ayaklanması ve Çapanoğlu Ailesi: Tarihsel Bir Bakış Görsel: Tacirci / Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

Türk Kurtuluş Savaşı döneminde Yozgat ve çevresinde yaşanan Çapanoğlu Ayaklanması, dönemin siyasi atmosferini ve iç isyanların Millî Mücadele üzerindeki etkilerini yansıtan önemli bir olaydır.

Çapanoğulları ve Yozgat'ın Tarihsel Nüfuzu

Yozgat'ın tarihinde köklü bir yere sahip olan Çapanoğlu ailesi, bölgenin idaresinde uzun yıllar etkili olmuş bir âyan ailesidir. Ailenin bilinen ilk ismi, Yozgat şehrini kuran Ahmet Paşa'dır. Ahmet Paşa, 1764 yılında Sivas valisi olarak görev yaparken azledilmiş ve ardından idam edilmiştir. Çapanoğulları ailesi, yaklaşık 300 yıl boyunca bölgeyi yönetmiş ve yörenin mamur hale gelmesinde önemli rol oynamıştır. XVIII. asrın ortalarına ait belgelerde Çapar olarak geçen aile, daha sonra yiğit, akıncı ve postacı gibi anlamlara gelen eski Türk unvanlarıyla şöhret bulmuştur. Aile üyeleri, Osmanlı Devleti bünyesinde mutasarrıf, vali ve paşa gibi üst düzey görevlerde bulunmuş, Abdülfettah Paşa, Celâleddin Paşa ve Ahmet Şakir Paşa gibi önemli şahsiyetleri yetiştirmiştir. Yaklaşık 150 yıldır bölgede ciddi bir nüfuz sahibi olan Çapanoğulları, sarayla olan yakın ilişkileri ve Osmanlı hanedanına bağlılıkları nedeniyle, Millî Mücadele yıllarında Ankara ve İstanbul Hükûmeti arasındaki güç mücadelesinde padişah yanlısı bir tavır sergilemişlerdir.

Ayaklanmanın Arka Planı ve Başlangıcı

Anadolu'daki Millî Mücadele hareketini zayıflatmak isteyen İstanbul'daki Damat Ferit Paşa Hükûmeti ve İngilizler, iç isyanları körükleyerek bu hareketi bastırmayı hedeflemiştir. İngiliz Yüksek Komiserliği belgelerinde, milliyetçiliğe karşı başlatılan ayaklanmaların desteklenmesinin bir politika gereği olduğu açıkça görülmektedir. Yozgat'taki Hürriyet ve İtilaf örgütünün başında bulunan Çapanoğlu Edip Bey ve kardeşi Celâl Bey, bu siyasi çizginin temsilcileri olarak öne çıkmışlardır. Büyük Millet Meclisi'ne temsilci gönderilmesi istendiğinde, iki kardeş bu durumu Padişah'a başkaldırı olarak nitelendirmiş ve olumsuz yanıt vermişlerdir. İsyanın bir diğer nedeni ise uzun süren savaşlardan yorgun düşen halkın askere alma uygulamalarına karşı duyduğu tepkidir. Ayrıca, Batı Anadolu'da bastırılan Anzavur Ayaklanması'ndan kaçan Çerkezlerin bölgeye gelişi ve yöredeki müzmin eşkıyalık faaliyetleri, Aynacıoğulları ve Deli Ömer gibi çetelerin padişahçı yapı ile hareket etmesine zemin hazırlamıştır.

İsyanın Gelişimi ve Bastırılma Süreci

Ayaklanmanın ilk kıvılcımları Yıldızeli bölgesinde, eski Nahiye Müdürü Erzurumlu Hüseyin Nazım ve Kara Mustafa'nın öncülüğünde atılmıştır. İstanbul Hükûmeti lehine propaganda yapan grup, 1920 Mayısında Direkli Nahiyesi'nde silahlı toplantılarını gerçekleştirmiştir. Otorite boşluğundan faydalanan isyancılar, 15 Haziran 1920'de Yozgat idaresini ele geçirerek Kuvâ-yi Milliye yanlılarını tutuklamış ve idam etmişlerdir. Genelkurmay Başkanlığı'nın emriyle gözetim altına alınan Çapanoğlu kardeşler, 8 Haziran 1920 gecesi Yozgat'tan kaçmayı başarmışlardır. İsyanı bastırmakla görevlendirilen Çerkez Ethem, 70 subay, 2100 piyade, 1300 hayvan, 4 dağ topu, 1 sahra topu ve 8 makinalı tüfekle bölgeye intikal etmiştir. Arapseyi Boğazı'nda gerçekleşen çatışmada asileri iki ateş arasında bırakan Çerkez Ethem, 4 saat süren muharebe sonunda isyancıları dağıtmayı başarmıştır. İsyanın sorumlularından 12 kişi Divan-ı Harp kararıyla asılmış, Yozgat Şeriye Hâkimi Hoca Şahap ve Yürükzade Hüsnü gibi isimler idam edilmiştir.

İsyanın Sonuçları ve Siyasi Etkileri

Çapanoğulları Ayaklanması, diğer iç isyanlar gibi Türk Kurtuluş Savaşı'nı zayıflatarak işgal güçlerinin işini kolaylaştırmıştır. Özellikle Yunan ordusunun ilerleyişini hızlandıran bu süreç, Balıkesir ve Bursa'nın işgaline zemin hazırlamıştır. İsyanın ardından Çerkez Ethem'in Celâl Bey'i affetmesi ve Ankara Vali Vekili Yahya Galip'in yargılanması konusunda yaşanan gerginlikler, Mustafa Kemal Paşa ile Çerkez Ethem arasındaki ilişkilerin bozulmasına yol açmıştır. Ankara'ya döndüğünde kurtarıcı gibi karşılanan Çerkez Ethem'in bu süreçle güç kazanması, ilerleyen dönemde tasfiyesine giden süreci başlatmıştır. Yozgat'ta yaşanan bu olaylar, Millî Mücadele'nin zorlu şartlarını ve iç cephedeki siyasi ayrışmaları gözler önüne seren önemli bir tarihsel kesit olarak kayıtlara geçmiştir.

Kaynak: tr.wikipedia.org
Görsel: Tacirci, Wikimedia Commons, CC BY-SA 3.0

THA - TürkAta Haber Ajansı

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…